Eğitim Yönetim Sistemleri Gerçekten Sosyal Mi?

Şirketlerin ve üniversitelerin eğitim verdiği kitlelere ulaşmak için kullandığı eğitim yönetim sistemleri gerçekten sosyal mi? Bu soru çok önemli. Çünkü bugün piyasada kullanılan eğitim yönetim sistemlerinin tamamı internette yaşanan sosyal devrimden çok önceleri programlanmış yazılımlar. Yani, mevcut eğitim yönetim sistemleri aslında tam anlamıyla sosyal değiller. Continue reading

Öğrenciler ve Teknoloji – İnfografik

Facebook’un daha önce eğitim amacıyla çok basit şekliyle de olsa kullanıldığını bu yazımda paylaşmıştım. Educase Center tarafından yapılan bir araştırma, bu tarz sosyal paylaşım platformlarının öğrenciler tarafından çok daha etkin kullanıldığını gösteriyor. Aşağıda infografik olarak paylaşılan araştırmada ilginç sonuçlar var. İlginizi çekeceğini umarım.  Continue reading

Facebook ve E-Öğrenme

Daha önce Blackboard ile Sosyalleşmek üzerine bir yazı yazmıştım. Yine sosyal bir platform olan Second Life ile eğitim konusunda ki yazımada buradan ulaşabilirsiniz. Artık kullanılan mevcut eğitim yönetim sistemlerinin sosyal araçlarla eğitim alan kişileri yakaladığından söz etmiştim. Şimdi sıra e-öğrenme’yiFacebook ile buluşturmakta.

Bugün sosyal medya dendiğinde akıllara Facebook’un gelmesi bir tesadüf değil. Sürekli yükselen üye sayısı, yeni özellikler, oyun ve çeşitli uygulamalarla farklı ilgi gruplarına sahip kişileri kendisine bağlaması Facebook’u sosyal medyanın Oyuncak Bebeği ünvanını almasına sebep oldu. Facebook’un yükselişini ve kurucusu Mark Zuckerberg’in onu nasıl büyüttüğünü konu alan filmin adı da Social Network. Peki farklı ilgi alanlarına sahip kişileri kendisine çekmeyi başarabilmiş Facebook e-öğrenme için nasıl kullanılıyor gelin bunu inceleyelim. Continue reading

Pearson’dan Ücretsiz Eğitim Yönetim Sistemi: OpenClass

Eğitim Yönetim Sistemi pazarı oldukça hareketli bir pazar. Bir müşteri yıllardır kullandığı eğitim yönetim sistemini bir sonraki yıl hızlı bir şekilde değiştirebiliyor. Elbette gerekli ön analizleri yaparak. Daha önce yazdığım ticari eğitim yönetim sistemlerine buradan, açık kaynak kodlu eğitim yönetim sistemlerine de buradan ulaşabilirsiniz. Bu sefer Pearson ingilizce adı ile Learning Management System olan Eğitim Yönetim Sistemi pazarına farklı bir soluk getiriyor. Hem de hemen hemen her Google uygulaması gibi bunu da ücretsiz olarak isteyen eğitim kurumuna Google Apps Market üzerinden ulaştırıyor üstelik bulut bilişim yaklaşımıyla. Continue reading

Eskişehir’de E-Öğrenmenin Önündeki Engelleri Tartıştık

Ancak fırsat bulup tekrar bolguma bir yazı yazabiliyorum. Salı gününden beri Anadolu Üniversitesi’nin ev sahipliğini yaptığı IODL & ICEM etkinliğindeyim. Burada dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen ve alanı uzaktan eğitim olan birçok akademisyenle birlikte e-öğrenme alanında olan gelişmeleri beraber irdeleme fırsatı bulduk. Aynı şekilde Türk Akademisyenlerle birlikte de Türkiye’de E-Öğrenme’nin önündeki engellerin neler olduğunu beraber tartışma fırsatı yakaladık. Continue reading

E-Öğrenme Pazarı Üzerine

Yurtdışı toplantılarımın çoğunda Türkiye’nin 10 yıl içinde ekonomik açıdan çok büyüyeceğini daha gelişme aşamasında olan bir çok sektörde büyük büyüme potansiyeli olduğunu konuşuyoruz. Elbetteki bu büyüyecek pazarlardan biriside E-Öğrenme.

Dünya E-Öğrenme pazarına bakıldığında 52 Milyar Amerikan Doları gibi bir pazardan bahsederken Türkiye e-öğrenme pazarının 30 Milyon Amerikan Doları olması daha kat edeceğimiz çok yol olduğunu gösteriyor. Üstelik şöyle bir bilgide verebilirim, yaptığım araştırmalara baktığımda 30 Milyon Amerikan Dolarına E-Öğrenme’yi besleyen çevre sektörlerinde dahil olduğunu söylersek sadece e-öğrenme pazarının potansiyelini daha iyi gözler önüne serebiliriz. Continue reading

Blackboard Sales Meeting – Amsterdam

8 – 10 Temmuz tarihleri arasında Blackboard’un düzenlediği Sales Meeting’e katılmak için Hollanda’nın Amsterdam şehrine gittim. Burada üründen uzak bir toplantı gerçekleştiğini söyleyebilirim. Blackboard’ta artık ürünün değil vizyonun konuşulduğunu görmek sevindirici.

Toplantının ilk gününde Blackboard’un sunmuş olduğu Manage Hosting hizmetinin verildiği Datacenter’ı gezme fırsatı yakalıdık. Yüksek güvenlik önlemleriyle girdiğimiz bu datacenterı güvenlik görevlileri ile gezerken kameralarında bizi izlediğini söylemem gerekli. Burada güvenlik maksimum düzeyde. Özelliklede doğal afetler diyebileceğimiz durumlara karşı önlemler çok iyi bir şekilde alınmış. Datacenter yerden 80 cm yukarıda. Bu boşlukta binanın havalandırma sistemleri yer alıyor. İkisi soğuk ikisi sıcak olmak üzere 4 kalın boru odayı baştan sona dolaşıyor ve içeride meydana gelebilecek hava değişimlerine karşı odanın her daim aynı soğuklukta kalmasını sağlıyor. Burada bulunan  bilgilerin saklandığı sunucuların her daim soğuk bir ortamda kalması sağlanıyor. Özellikle yangına karşı datacenter’ın korumaları mükemmel, iki defa tüm binaya yangın söndürme cihazlarından özel gaz püskürtecek şekilde tasarlanmış. İçeride yaklaşık 30 kadar büyük çapta tüp mevcut ve bu tüplerin tanesi 1000 ila 1500 euro arasında değişiyor. Continue reading

Sanal Sınıflarda Beyaz Tahta Uygulaması

Bugün piyasada hangi sanal sınıf yazılımına bakarsanız bakın içinde mutlaka Beyaz Tahta uygulamasını görürsünüz. Bu uygulama etkin bir şekilde kullandıldığı takdirde, eğitim veren kişinin işini kolaylaştıran bir uygulama olması bakımından oldukça önemlidir.

Beyaz Tahta kısaca; sanal eğitime katılmış olan herkesle eş zamanlı olarak yazı, giyagram ve kendi içinde bulunan bazı araçları kullanmaya olanak verir. Eğitmen istersen Beyaz Tahta üzerine istediği yazıyı yazabilir ve şekli çizebilir. Yazılan bu yazılar ve çizilen bu şekiller o an eğitime katılan her öğrencinin ekranında eş zamanlı olarak görünebilmektedir.

Beyaz Tahta uygulamasının bir diğer güzel yanıda eğitime katılan herkese bu uygulama üzerinde eşzamanlı çalışma yetkisi verilebilmesidir. Eğer istenirse eğitmen bir kişiyede Beyaz Tahta uygulamasını kullanma yetkisi verebilir. Böylelikle Eğitmen ve sanal sınıftan yetki verilmiş bir eğitim alan kişi Beyaz Tahta uygulamasını birlikte kullanabilir. Eğitmen isterse bu yetkiyi birden fazla kişiye verebilir. Eğitim alan kişi eğitmen gibi bu uygulamaya yazı yazabilir ya da şekil çizebilir. Üstelik eğitim alan kişi tarafından Beyaz Tahta üzerinde yapılan her güncelleme (yazı, diyagram, çizgi vb.) diğer katılımcılar tarafından da görülür.

Beyaz Tahta üzerinde yapılan her değişiklik istendiği anda temizlenebilir veya kaydedilerek katılımcılarla paylaşılabilir.

Bu uygulamanın kullanım alanları eğitmenin hayal güzüyle sınırlıdır. Matematiksel formüllerin yazımı, finansal çizimler Beyaz Tahta üzerinde en yaygın olarak kullanılan alanlardır.

Learning 2.0

Statik web sitelerinden dinamik web sitelerine geçteğimiz günlerde herkes web sayfalarındaki formları doldurup site yöneticilerine gönderebiliyordu. Dinamik sitelerden Web 2.0 yaklaşımına geçtiğimizdeyse artık herkes rahatça bir platform üzerinde fikir alışverişinde bulunabilir hale geldi.

Çok geçmeden içeriğini kullanıcıların oluşturduğu Web 2.0 yaklaşımı diğer alanlarda da kendini gösterdi ve Government 2.0, Travel 2.0 ve pek tabi Learning 2.0 şekline bürünerek diğer tüm çalışma şekillerini etkiledi.

Artık Learning 2.0′la birlikte eğitim almak daha etkileşimli ve daha keyifli. Asenkron bir yapıda eğitim alırken sizinle birlikte eğitim alan kişileri görmek, onlarla beraber bir görevi tamamlamak, bir amaç için takım çalışmasının temellerini kullanmak ve kendi kendine öğrenmek için ideal bir yapı.

Bugün Learning 2.0′ı hayatımızın bir çok yerinde daha fazla göreceğiz. Örneğin bir Second Life, bir Facebook, bir MySpace ya da bir Hi5 sitesinde. Orada arkadaşlarımızla sohbet ederken bir taraftanda öğrenmek istediğimiz içeriği arkadaşlarımızla keşfedeceğiz.

Krizde E-Öğrenme

Bir kurumun çalışanlarını eğitmesi onları çağımızın bilgi ve becerileri ile donatması için düzenli aralıklarla eğitim vermesi gerekiyor. Eğitim masraf kalemlerine bakıldığında en büyük kalem eğitimin verileceği sınıf ve eğitime katılacak kişilerin yol ve konaklama masrafları göze çarpıyor. Tabiki iş günleri içinde verilen bir eğitimin iş gücü kaybınıda bu kaleme eklemek gerekiyor. Eğitim almak için o gün işe gitmeyen çalışanların iş kaybını hesaplamak her ne kadar çok zor olsada, sınıf eğitimlerinde önemli bir masraf olarak görmek hiçte yanlış olmaz. Bu masraflara eğitimi verecek hoca, baslı materyaller, kullanılacak araç ve gereçleri hatta kullanılacak elektiriği bile eklediğimizde çalışanlara eğitim vermenin oldukça masraflı olduğunu görebiliyoruz.

E-öğrenme, şirketler için önemli bir masraf kalemi olan eğitimi olabildiğince aşağıya çekebildiği için son zamanların en gözde eğitim verme yöntemlerinden biri. Üstelik bu eğitim verme yöntemi sınıf içi eğitimlerinin aksine bir yere ve belli bir zamana bağlı kalmayı gerektirmiyor. E-öğrenme ile eğitimler internet bağlantısı olan bir bilgisayardan istenen yer ve zamanda alınabiliyor.

Eğitim, şirketler için her ne kadar vazgeçilmez bir ihtiyaç olsada ekonomik krizlerde bütçesi ilk kesilen kalemlerden birisi oluyor. Bu gibi ekonomik kriz durumlarında sınıf eğitimlerini azaltmak isteyen şirketler için e-öğrenme bir adım daha öne çıkıyor. E-öğrenme’nin profesyonel alt yapı maliyetlerini saymazsak sınıf içi eğitimlere nazaran oldukça avantajlı bir eğitim verme yöntemi olduğunu söyleyebiliriz.

Bugün Türkiye’de öncü şirketler çalışanlarını e-öğrenme ile eğitiyor. Bu şirketlerin e-öğrenmeyi seçmesinin sebepleri arasında, çalışanlara hızlı eğitim verebilmesi, onları zamandan ve mekandan bağımsız bir şekilde eğitimle donatabilmesinin yanında sınıf eğitimlerine nazaran çok daha uygun ücretlerle eğitim verilebilmesi söylenebilir. Türkiye’nin en büyük şirketleri her yıl e-öğrenmeyi kullanarak milyonlarca Türk Lirası kâr elde ediyor.

Şuan içinde bulunduğumuz global krizle beraber şirketler eğitim masraflarını belirli oranlarda kısmaya gitti. Bu gibi durumlarda da e-öğrenmeye olan yatırımlar arttırıldı ve çalışanların sınıf ortamında alamadıkları eğitimler internet üzerinden verilmeye başlandı. Böylece çalışanlar hem öğrenmeleri gereken konuları gecikmeden öğrenmekte hem de şirketler bu sayede kriz ortamında çok daha uygun maliyetlerde çalışanlarına eğitim sunabilmekte.

E-öğrenme’nin kriz ortamında çok daha hızlı bir yükselme trendi izlediğini görüyoruz. Hiç şüphe yok ki ileride doğabilecek kriz ortamına şirketler kendilerini hazırlamak için e-öğrenmeyi daha etkin bir şekilde kullanmaya başlayacak.